134

١٣٤

اِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَاتٍ وَمَا اَنْتُمْ بِمُعْجِزينَ

(134) innema tuadune leativ ve ma entüm bi mu’cizin

şüphesiz size vaad edilen (başınıza) elbette gelecektir ve siz aciz bırakamazsınız

(134) All that hath been promised unto you will come to pass: nor can ye frustrate it (in the least bit).

1. inne : muhakkak
2. : şey
3. tûadûne : siz vaadolundunuz, size vaadedilen
4. le âtin : mutlaka gelecek
5. ve mâ entum : ve siz değilsiniz
6. bi mu’cizîne : aciz bırakan (bırakacak) kimseler

إِنَّ muhakkakمَا تُوعَدُونَsize vaad edilenلَآتٍ kesinlikle gelecektirوَمَا değilsinizأَنْتُمْ sizبِمُعْجِزِينَ aciz bırakacak

Advertisements