131

١٣١

ذلِكَ اَنْ لَمْ يَكُنْ رَبُّكَ مُهْلِكَ الْقُرى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا غَافِلُونَ

(131) zalike el lem yekür rabbüke mühlikel kura bi zulmiv ve ehlüha ğafilun

bu (şunun içindir) Rabbimin, zulümleri sebebi ile karyeleri hemen helak etmemesi o karye ehlinin gafil (ve gerçeği bilmediklerindendir)

(131) (The Messengers were sent) thus, for thy Lord would not destroy, for their wrongdoing men’s habitations whilst their occupants were unwarned.

1. zâlike : işte bu
2. en lem yekun : olmaması
3. rabbu-ke : senin Rabbin
4. muhlike : helâk eden kişi, helâk edici
5. el kurâ : ülkeler, kasabalar
6. bi zulmin : zulüm ile
7. ve ehlu-hâ : ve onun ehli, halkı
8. gâfilûne : gâfiller, gaflet içinde olanlar

ذَلِكَ bu şu sebepledir kiأَنْ لَمْ يَكُنْ değildirرَبُّكَ Rabbinمُهْلِكَ helak ediciالْقُرَى ülkeleriبِظُلْمٍ zulmederekوَأَهْلُهَا halkıغَافِلُونَ habersiz iken

Advertisements