126

١٢٦

وَهذَا صِرَاطُ رَبِّكَ مُسْتَقيمًا قَدْ فَصَّلْنَا الْايَاتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ

(126) ve haza siratu rabbike müstekiyma kad fessalnel ayati li kavmiy yezzekkerun

bu Rabbinin doğru yoludur gerçekten ayetleri düşünen kavim için açıklamışızdır

(126) This is the way of the Lord, leading straight: we have detailed the sins for those who receive admonition.

1. ve hâzâ : ve bu
2. sırâtu rabbi-ke : senin Rabbinin yolu
3. mustekîmen : istikametlenmiş, yönlendirilmiş (Allah’a götüren)
4. kad fassalnâ : ayrı ayrı açıklamıştık, açıkladık
5. el âyâti : âyetler
6. li kavmin : bir kavim (topluluk) için
7. yezzekkerûne : tezekkür ediyorlar

وَهَذَا işte bu daصِرَاطُ yoludurرَبِّكَ Rabbininمُسْتَقِيمًا dosdoğruقَدْ muhakkakفَصَّلْنَا biz geniççe açıkladıkالْآيَاتِ ayetleriلِقَوْمٍ bir topluluk içinيَذَّكَّرُونَ iyice düşünen

Advertisements