12

    RevelationCuzPageSurah
    55 7128An’am(6)

١٢

قُلْ لِمَنْ مَا فِى السَّموَاتِ وَالْاَرْضِ قُلْ لِلّهِكَتَبَ عَلى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ لَيَجْمَعَنَّكُمْ اِلى يَوْمِ الْقِيمَةِ لَا رَيْبَ فيهِ اَلَّذينَ خَسِرُوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَايُؤْمِنُونَ

(12) kul li mem ma fis semavati vel ard kul lillah ketebe ala nefsihir rahmeh le yecmeanneküm ila yevmil kiyameti la raybe fih ellezine hasiru enfüsehüm fe hüm la yü’minun

de ki “göklerde ve yerdekiler kiminmiş” de ki Allah’ındır o kendi zatına rahmeti yazdı sizi mutlaka toplayacaktır kendisinde şüphe olmayan kıyamet gününde o kendi nefislerine yazık edenler onlar iman etmezler

(12) Say: to whom belongeth all that is in the heavens and on earth? say: to Allah. He hath inscribed from Himself (the rule of) mercy. That he will gather you together for the day of judgment, there is no doubt whatever, it is they who have lost their own souls, that will not believe.

1. kul : de, söyle
2. li men : kimin
3. mâ fî es semâvâti : semâlarda, göklerde, olan şey(ler)
4. ve el ardı : ve arz, yeryüzü
5. kul li allâhi : Allah için, Allah’ın
6. ketebe : yazdı
7. alâ nefsi-hi : kendi nefsi üzerine, kendi üzerine
8. er rahmete : rahmet
9. le yecmea- enne-kum : sizi mutlaka toplayacak
10. ilâ yevmi : güne
11. el kıyâmeti : kıyâmet
12. lâ reybe fî- hi : onda şüphe yok
13. ellezîne : o kimseler, onlar
14. hasirû : hüsrana düşürdüler
15. enfuse-hum : nefslerini, kendilerini
16. fe hum : işte onlar
17. lâ yu’minûne : mü’min değildirler

قُلْ de kiلِمَنْ kimindirمَا olanlarفِي السَّمَاوَاتِ göklerdeوَالْأَرْضِ ve yerdeقُلْ de kiلِلَّهِ Allah’ındırكَتَبَ O yazdıعَلَى üzerineنَفْسِهِ kendiالرَّحْمَةَ rahmetiلَيَجْمَعَنَّكُمْ elbette sizi toplayacaktırإِلَى يَوْمِ günündeالْقِيَامَةِ kıyametلَاolmayanرَيْبَ şüpheفِيهِ kendisindeالَّذِينَ خَسِرُوا hüsrana uğratanlarأَنفُسَهُمْ nefisleriniفَهُمْ işte onlarلَا يُؤْمِنُونَ iman etmezler

Advertisements