116

١١٦

وَاِنْ تُطِعْ اَكْثَرَ مَنْ فِى الْاَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَبيلِ اللّهِ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ

(116) ve in tüti’eksera men fil erdi yüdilluke an sebilillah iy yettebiune illez zanne ve in hüm illa yahrusun

eğer yeryüzündekilerin çoğuna tabi olursa seni Allah yolundan saptırırlar onlar ancak zanna tabi olurlar onların (söyledikleri) yalnız yalan (ve) iftiradır

(116) Wert thou to follow the common run of those on earth, they will lead thee away from the way of Allah. They follow nothing but conjecture: they do nothing but lie.

1. ve in : ve eğer, …olursa
2. tutı’ : itaat edersin
3. eksere : çoğuna
4. men fî el ardı : yeryüzünde bulunan kimseler
5. yudıllû-ke : seni saptırırlar
6. an sebîli allâhi : Allah’ın yolundan
7. in : eğer olursa, ancak …olur
8. yettebiûne : tâbî olurlar, uyarlar
9. illâ ez zanne : ancak zan
10. ve in : ve eğer olursa, ancak …olur
11. hum illâ : onlar ancak
12. yahrusûne : yalan uydururlar

وَإِنْ تُطِعْ itaat edecek olursanأَكْثَرَçoğunluğunaمَنْ فِي الْأَرْضِ yeryüzünde bulunanlarınيُضِلُّوكَ seni saptırırlarعَنْ سَبِيلِ yolundanاللَّهِ Allahإِنْ يَتَّبِعُونَ çünkü onlar uyarlarإِلَّا ancakالظَّنَّ zannaوَإِنْ هُمْ onlarإِلَّا ancakيَخْرُصُونَ yalan söylerler

Advertisements