45

٤٥

اِذْ قَالَتِ الْمَلءِكَةُ يَا مَرْيَمُ اِنَّ اللّهَ يُبَشِّرُكِ بِكَلِمَةٍ مِنْهُ اِسْمُهُ الْمَسيحُ عيسَى ابْنُ مَرْيَمَ وَجيهًا فِى الدُّنْيَا وَالْاخِرَةِ وَمِنَ الْمُقَرَّبينَ

(45) iz kaletil melaiketü ya meryemü innellahe yübeşşiruki bi kelimetim minhü smühül mesihu iysebnü meryeme vecihen fid dünya vel ahirati ve minel mükarrabin

O zaman melekler dediler ya Meryem muhakkak Allah seni bir kelime ile müjdeliyor ismi Meryem oğlu mesih İsa’dır şanı yücedir dünya da ve âhirette (Allah’ın) en yakın kullarından olacaktır

(45) Behold! the angels said: “O Mary! Allah giveth thee glad tidings of a Word from Him: his name will be Christ Jesus, the son of Mary, held in honour in this world and the Hereafter and of (the company of) those nearest to Allah

1. iz kâlet : demiş(ler)di
2. melâiketu : melekler
3. yâ meryemu : ey Meryem
4. inne allâhe : muhakkak ki Allah
5. yubeşşiru-ki : seni müjdeliyor
6. bi kelimetin : bir kelime ile
7. min-hu : ondan, kendinden
8. ismu-hu : onun ismi, adı
9. el mesîhu îsebnu meryeme : Mesih Meryemoğlu İsa
10. vecîhan : şerefli, itibarlı
11. fî ed dunyâ ve el âhıreti : dünyada ve ahirette
12. ve min el mukarrebîne : ve (Allah’a) yakın olanlardan

Advertisements