32

٣٢

قُلْ اَطيعُوا اللّهَ وَالرَّسُولَ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّهَ لَا يُحِبُّ الْكَافِرينَ

(32) kul etiy’u llahe ver rasul fe in tevellev fe innellahe le yühibbül kafirin

De ki itaat edin Allah’a ve Resulüne eğer yüz çevirirseniz muhakkak Allah kâfirleri sevmez

(32) Say: “Obey Allah and His Messenger”: but if they turn back, Allah loveth not those who reject Faith.

1. kul : de, söyle
2. etîû allâhe : Allah’a itaat edin
3. ve er resûle : ve resûle, elçiye
4. fe in tevellev : bundan sonra , eğer, dönerlerse
5. fe inne allâhe : muhakkak ki Allah
6. lâ yuhibbu el kâfirîne : kâfirleri sevmez


SEBEB-İ NÜZUL

İbn Abbâs’tan rivayet ediliyor: “De ki; eğer Allah’ı seviyor idiyseniz…” âyet-î kerimesi nazil olunca Abdullah ibn Ubeyy: “Muhammed kendine itaati Allah’a itaat gibi kıldı. Bize, hristiyanların İsa’yı sevdiği gibi kendisini sevmemizi emrediyor.” dedi de bu âyet-i kerime nazil oldu.

Hz. Peygamber (sa) yahudileri İslâm’a çağırdığında onlar: “Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz. Biz Allah’ı, senin çağırdığından daha çok severiz.” demişler de “De ki: Eğer Allah’ı seviyor idiyseniz…” âyeti ve bu âyet-i- kerime nazil olmuş. Bunun üzerine Hz. Peygamber yahudilere bu âyet-i kerimeyi arzetmiş de kabulden imtina etmişler.


AÇIKLAMA

Ya Muhammed! Onlara de ki: Şayet sizler Allah’a itaat ediyor, O’nun seva­bını arzu ediyorsanız Allah’ın bana indirdiği vahye uyunuz. Allah da sizden ra­zı olacak, günahlarınızı bağışlayacaktır. Yani sizin isteğiniz olan onu sevmek­ten daha fazlasını da elde edeceksiniz ki, bu da O’nun sizi sevmesidir ve bu bi­rincisinden daha büyüktür.

Allah kendisine itaat edenleri, dinine uyanları bağışlar. Dünyada da ahirette de onlara merhamet eder. O’na itaat ise Rasulüne uymakla olur.

Rivayet edildiğine göre, “De ki: Eğer siz Allah’ı seviyorsanız…” buyruğu nazil olunca, münafıkların lideri Abdullah b. Ubeyy şöyle dedi: “Muhammed kendisine itaati Allah’a itaat gibi değerlendiriyor. Hristiyanlann İsa’yı sevdiği gibi bizim de kendisini sevmemizi emrediyor.” Bunun üzerıine Yüce Allah’ın, “De ki: Allah’a ve Rasulüne itaat edin” buyruğu nazil oldu.

Yani onlar dedi ki: Emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmak suretiy­le Allah’a itaat ediniz. Sünnetine uymak, onun gösterdiği yoldan gitmek ve izi­ni takip etmek suretiyle de Rasulüne itaat ediniz. Bu da Yüce Allah’ın size pey­gamberine tabi olmanızı farz kıldığını göstermektedir. Çünkü O Allah’ın rasulüdür. Yoksa durum Hristiyanların İsa (a.s.) hakkında iddia ettikleri gibi değil­dir.

Kendilerinin Allah’ın oğulları ve sevdikleri yani Allah’ı seven kimseler ol­duklarını iddia ederek gurura kapılıp O’nun çağrısını kabul etmez, yûç çevirip gerisin geri döner, emrine aykırı hareket ederlerse şüphesiz ki Allah kâfirleri cezalandırır, onların fiillerini beğenmez, onları bağışlamaz ve onlara gazap eder. Çünkü onlar nevalarına uymuş ve dosdoğru dinin gösterdiği hidayet yolu­nu terk etmiş olurlar. Bu yol ve yöntem hususunda Peygamber (s.a.)’e muhale­fet etmenin küfür olduğunun, kendisinin Allah’ı sevip ona yaklaşan bir kimse olduğunu ileri sürse dahi, bu nitelikte olan kimseleri Allah’ın sevmediğinin de­lilidir.

Advertisements