198

١٩٨

لكِنِ الَّذينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدينَ فيهَا نُزُلًا مِنْ عِنْدِ اللّهِ وَمَا عِنْدَ اللّهِ خَيْرٌ لِلْاَبْرَارِ

(198) lakinillezinet tekav rabbehüm lehüm cennatün tecri min tahtihel enharu halidine fiha nüzülem min indillah ve ma indellahi hayrul lil ebrar

lakin o kimseler ki Rablerinden sakınırlar onlara cennetler (vardır) altlarından nehirler akan orada ebedi olarak kalacaklar Allah’ın indinde konaklamadır Allah katında onlar ise iyilik edenler için daha hayırlıdır

(198) On the other hand, for those who fear their Lord, are gardens, with rivers flowing beneath therein are they to dwell (forever), a gift from the presence of Allah and that which is in the presence of Allah is the best (bliss) for the righteous.

1. lâkin ellezîne : lâkin, fakat onlar, … olanlar
2. ittekav : takva sahibi oldular
3. rabbe-hum : Rab’lerine
4. lehum : onlar için, onlara
5. cennâtun : cennetler
6. tecrî : akar
7. min tahti-hâ : onun altından
8. el enhâru : nehirler
9. hâlidîne fî-hâ : onun içinde ebedîyyen kalacak olanlar
10. nuzulen : ağırlama, ziyafet sofraları var
11. min indi allâhi : Allah’ın katından
12. ve mâ inde allâhi : ve Allah’ın katındaki şeyler
13. hayrun : daha hayırlı
14. li el ebrâri : (cennete ehil olan) ebrar kullar için

لَكِنْ الَّذِينَ اتَّقَوْا sakınanlarرَبَّهُمْ Rablerindenلَهُمْ için deجَنَّاتٌ Cennetler vardır kiتَجْرِي akanمِنْ تَحْتِهَا altındanالْأَنْهَارُ nehirlerخَالِدِينَ kalıcı olduklarıفِيهَا içlerindeنُزُلًا buمِنْ عِنْدِ katındandırاللَّهِ Allahوَمَا عِنْدَ katında olan şeylerاللَّهِ Allahخَيْرٌ daha hayırlıdırلِلْأَبْرَارِ iyilik yapanlar için

Advertisements