190

١٩٠

اِنَّ فى خَلْقِ السَّموَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ لَايَاتٍ لِاُولِى الْاَلْبَابِ

(190) inne fi halkis semavati vel erdi vahtilafil leyli ven nehari le ayatil li ülil elbab

şüphesiz yaratılışında semaların ve arzın ve gece ve gündüzün bir biriyle nizamında akıl sahipleri için ayetler vardır

(190) Behold in the creation of the heavens and the earth, and the alternation of night and day, there are indeed Signs for men of understanding,

1. inne : muhakkak
2. fî halkı : yaratılışında vardır
3. es semâvâti : semâlar, gökler
4. ve el ardı : ve arz, yeryüzü
5. ve ıhtilâfi el leyli : ve gecenin ihtilaflı, karşılıklı, ardarda olması
6. ve en nehâri : ve gündüz
7. le âyâtin : elbette deliller
8. li ulî el elbâbı : lübb’lerin, sırların sahipleri için

إِنَّ andolsun kiفِي خَلْقِ yaratılışındaالسَّمَاوَاتِ göklerinوَالْأَرْضِ ve yerinوَاخْتِلَافِardarda gelmesindeاللَّيْلِ geceninوَالنَّهَارِ ve gündüzünلَآيَاتٍ ayetler vardırلِأُولِي sahipleri içinالْأَلْبَابِ akıl


SEBEB-İ NÜZUL

İbn Cubeyr’in İbn Abbâs’tan rivayetine göre Kureyş müşrikleri yahudilere: “Musa size ne (mucize) getirdi?” diye sordular. Onlar: “Asâ ve yed-i beyzâ mucizelerini getirdi.” dediler. Hristiyanlara sordular:” İsa size ne mucize getirdi?”, onlar da: “Anadan doğma körü ve alatenliyi iyileştirir ve Ölüleri diriltirdi.” dediler.” Bunun üzerine Hz. Peygamber (sa)’e geldiler ve: “Rabbına dua et, bizim için Safa tepesini altına çevirsin.” dediler de Rabbına dua etti ve bu âyet-i kerime nazil oldu.

Sahih’inde İbn Hıbbân’ın, İbn Asâkir ve başkalarının Atâ’dan rivayetle tahriclerine göre o şöyle anlatıyor: Hz. Aişe’ye: “Allah’ın Rasûlü (sa)’nden gördüğün en şaşırtıcı şeyi bana haber verir misin?” dedim. “Hangi hali şaşırtıcı değidi ki!” dedi ve şöyle devam etti: “Bir gece bana geldi, benimle birlikte yatağa girdi, sonra: “Müsaade edersen kalkıp Rabbıma ibadet edeyim.” dedi, kalktı, abdest aldı, sonra namaza durdu ve ağladı. O kadar ağladı ki göz yaşları göğsüne aktı. Sonra rükûa vardı, yine ağladı, sonra secdeye vardı, secdede ağladı, sonra secdeden başını kaldırdı yine ağladı ve ta Bilâl gelip sabah ezanını okuyuncaya kadar bu böyle devam etti. Ben: “Ey Allah’ın elçisi, senin geçmiş ve gelecek bütün günahların bağışlanmışken seni ağlatan nedir?” diye sordum, “Şükreden bir kul olmıyayım mı? Hem neden böyle yapmıyayım ki; bu gece Allah bana “ve bizi o ateşin (cehennemin) azabından koruyuncaya kadar olmak üzere “Gerçekten göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde selim akıl sahipleri için âyetler vardır…” âyetlerini indirdi. Yuh olsun o kimseye ki bu âyetleri okur da bunlar üzerinde tefekkür etmez.” buyurdu.

Advertisements