182

١٨٢

ذلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْديكُمْ وَاَنَّ اللّهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبيدِ

(182) zalike bi ma kaddemet eydiküm ve ennellahe leyse bi zallamil lil abid

bu o şeyin karşılığıdır ellerinizin takdim ettiği şüphesiz Allah kullarına zulüm edici değildir

(182) This is because of the (unrighteous deeds) which your hands sent on before ye: for Allah never harms those who serve him.

1. zâlike : işte bu
2. bimâ : şeyler sebebiyle
3. kaddemet : takdim ettiğiniz (yaptığınız)
4. eydî-kum : sizin elleriniz
5. ve enne allâhe : ve Allah … olduğu
6. leyse : değil
7. bi zallâmin : zalim, zulmedici
8. li el abîdi : kullar için, kullara

ذَلِكَişte buبِمَا şeyler sebebiyledirقَدَّمَتْ hazırladığınızأَيْدِيكُمْ ellerinizleوَأَنَّ şüphesizاللَّهَ Allahلَيْسَ بِظَلَّامٍ asla zulmetmezلِلْعَبِيدِ kullarına

Advertisements