18

١٨

شَهِدَ اللّهُ اَنَّهُ لَا اِلهَ اِلَّا هُوَ وَالْمَلءِكَةُ وَاُولُوا لْعِلْمِ قَاءِمًا بِالْقِسْطِ لَا اِلهَ اِلَّا هُوَ الْعَزيزُ الْحَكيمُ

(18) şehidellahü ennehu la ilahe illa hüve vel melaiketü ve ülül ilmi kaimem bil kist la ilahe illa hüvel azizül hakim

Allah şahittir kendinden başka ilah olmadığına melekler de ilim sahibi olanlar da hak ve adalet üzerinde duranlarda (şahittirler) ondan başka ilah yoktur güçlü ve hikmet sahibidir

(18) There is no god but He: that is the witness of Allah, his angels, and those endued with knowledge, standing firm on justice. There is no god but He, the exalted in power, the wise.

1. şehide allâhu : Allah şahitlik etti, şehâdet etti
2. enne-hû : muhakkak ki o
3. lâ ilâhe : ilâh yoktur
4. illâ huve : O’ndan başka
5. ve el melâiketu : ve melekler
6. ve ulû el ilmi : ve ilim sahipleri, kendilerine Allah tarafından ilim verilenler
7. kâimen bi el kıstı : adalet ile yerine getirdi
8. lâ ilâhe : ilâh yoktur
9. illâ huve : O’ndan başka
10. el azîzu : aziz
11. el hakîmu : hakim, hüküm sahibi

Advertisements