149

١٤٩

يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا اِنْ تُطيعُوا الَّذينَ كَفَرُوا يَرُدُّوكُمْ عَلى اَعْقَابِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِرينَ

(149) ya eyyühellezine amenu in tütiy’ullezine keferu yerudduküm ala a’kabiküm fe tenkalibu hasirin

ey iman edenler eğer kafirlere itaat edersiniz sizi topuklarınızın üzerinden geriye çevirirler ziyana düşenlerin haline dönersiniz

(149) O ye who believe if ye obey the Unbelievers, they will drive you back on your heels, and ye will turn back (from Faith) to your own loss.

1. yâ eyyuhâ : ey
2. ellezîne âmenû : âmenû olanlar, îmân edenler
3. in tutîû : eğer itaat ederseniz
4. ellezîne keferû : inkâr edenler, kâfirler
5. yeruddû-kum : sizi çevirirler
6. alâ a’kâbi-kum : topuklarınız üzerine
7. fe tenkalibû : o zaman dönersiniz
8. hâsirîne : hüsrana uğramış olanlar

يَاأَيُّهَا eyالَّذِينَ آمَنُوا iman edenlerإِنْ تُطِيعُوا itaat edersenizالَّذِينَ كَفَرُوا küfürlerinde bilinçli olarak ısrar eden kimselereيَرُدُّوكُمْ sizi çevirirler deعَلَى üzerindeأَعْقَابِكُمْ ökçelerinizفَتَنْقَلِبُوا dönersinizخَاسِرِينَ hüsrana uğrayanlar olarak


SEBEB-İ NÜZUL

Hz. Ali’den rivayete göre Uhud bozgunu üzerine mü’minlere: “Kardeşleri­nize dönün ve dinlerine girin.” diyen münafıklar hakkında nazil olmuştur.

İbn Cüreyc ise bu âyet-i kerimenin yahudiler hakkında nazil olduğu görü­şündedir. Uhud yenilgisi üzerine müslümanların kafalarını karıştırıp onları din­erinde şüpheye düşürmek üzere: “Şayet Muhammed iddia ettiği gibi gerçekten peygamber olsaydı yenilmez, onun ve ashabının bu başına gelenler başlarına gelmezdi. Onun durumu aynen diğer insanların durumu gibidir ki bir gün lehine olursa bir gün de aleyhinedir.” demişlerdi.

Advertisements