147

١٤٧

وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّا اَنْ قَالُوا رَبَّنَااغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا فى اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرينَ

(147) ve ma kane kavlehüm illa en kalu rabbenağ firlena zünubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil kafirin

onların sözü ancak şöyle demeleri oldu ey Rabbimiz bizim günahlarımızı bağışla işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ayaklarımıza sebat ver kafir kavme karşı bize yardım et

(147) All that they said was: our Lord forgive us our sins and anything we may have done that transgressed our duty: establish our feet firmly, and help us against those that resist Faith.

1. ve mâ kâne : ve olmadı
2. kavle-hum : onların sözleri
3. illâ en kâlû : demekten başka birşey olmadı
4. rabbe-nâ : Rabbimiz
5. ıgfir lenâ : bizi bağışla
6. zunûbe-nâ : günahlarımız
7. ve isrâfe-nâ : ve israfımız, aşırılığımız, taşkınlığımız
8. fî emri-nâ : işimizde
9. ve sebbit : ve sabit kıl
10. akdâme-nâ : ayaklarımızı
11. ve unsur-nâ : ve bize yardım et
12. alâ el kavmi : kavme karşı
13. el kâfirîne : kâfirler

وَمَا كَانَ bir şey olmadıقَوْلَهُمْ onların sözüإِلَّا başkaأَنْ قَالُوا demelerindenرَبَّنَا Rabbimizاغْفِرْ bağışlaلَنَا bizimذُنُوبَنَاgünahlarımızıوَإِسْرَافَنَا ve aşırılıklarımızıفِي أَمْرِنَا işlerimizdekiوَثَبِّتْ sabit kılأَقْدَامَنَا ayaklarımızıوَانْصُرْنَا ve bize yardım etعَلَى karşıالْقَوْمِtoplumunaالْكَافِرِينَ kafirler

Advertisements