138

١٣٨

هذَا بَيَانٌ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةٌ لِلْمُتَّقينَ

(138) haza beyanül linnasi ve hüdev ve mev’izatül lil müttekiyn

işte bu insanlar için bir açıklama hidayet ve vaazdır muttali olanlara

(138) Here is plain statement to men, a guidance and instruction to those who fear Allah!

1. hâzâ : bu
2. beyânun : bir beyan, açıklama
3. li en nâsi : insanlar için, insanlara
4. ve huden : ve hidayet
5. ve mev’ızatun : ve vaaz, öğüt
6. li el muttekîne : takva sahipleri için, takva sahiplerine

هَذَا işte buبَيَانٌ bir açıklamaلِلنَّاسِ insanlar içinوَهُدًى ve hidayetوَمَوْعِظَةٌ ve öğüttürلِلْمُتَّقِينَmuttakiler için de


SEBEB-İ NÜZUL

İbn Ebî Şeybe’nin Kitâbu’l-Mesâhif te Saîd ibn Cubeyr’den rivayetinde o şöyle demiştir: Alu İmrân Sûresinden ilk nazil olan “Bu Kur’ân insanlar için bir beyandır, müttakîler için de biı hidayet, bir öğüttür.” âyet-i kerimesidir. Sonra geri kalanı Uhud günü nazil olmuştur.

Saîd ibn Cubeyr’in “Geri kalanı Uhud’da nazil olmuştur.” demesi herhalde sûrenin bu âyet dışında kalan tamamı olarak değil de Uhud ile ilgili olanları hakkında olmalıdır. Değilse meselâ Mübâhele âyeti ile buna konu olan âyetlerin Necrân Heybetinin Medine’ye gelişi üzerine nazil olduğu hakkındaki rivayetler açıic ve meşfiurdur.

Advertisements