137

١٣٧

قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ سُنَنٌ فَسيرُوا فِى الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبينَ

(137) kad halet mim kabliküm sünenün fe siru fil erdi fenzuru keyfe kane akibetül mükezzibin

sizden önce şeriatler gelip geçti yeryüzünü bir gezin bir de bakın nasıl olmuş yalanlayanların akıbeti

(137) Many were the ways of life that have passed away before you: travel though the earth, and see what was the end of those who rejected Truth.

1. kad halet : gelip geçmiş
2. min kabli-kum : sizden önce
3. sunenun : Allah’ın sünnetleri, ilâhi kanuniar?
4. fe sîrû : artık gezin, görün
5. fî el ardı : yeryüzünde
6. fe unzurû : böylece bakın
7. keyfe : nasıl
8. kâne : oldu
9. âkıbetu : âkibet, son, sonuç
10. el mukezzibîne : yalancılar

قَدْ خَلَتْ şüphesiz ki gelip geçmiştirمِنْ قَبْلِكُمْ sizden önceسُنَنٌ sünnetlerفَسِيرُوا artık dolaşın daفِي الْأَرْضِ yeryüzündeفَانْظُروا görünكَيْفَ nasılكَانَ olduğunuعَاقِبَةُakibetlerininالْمُكَذِّبِينَ yalanlayanların

Advertisements