114

١١٤

يُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الْاخِرِ وَيَاْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِى الْخَيْرَاتِ وَاُولءِكَ مِنَ الصَّالِحينَ

(114) yü’minune billahi vel yevmil ahiri ve ye’mürune bil ma’rufi ve yenhevne anil münkeri ve yüsariune fil hayrat ve ülaike mines salihiyn

Allah’a iman ederler ahiret gününe (de) iyiliği emrederler ve kütülüğü yasak ederler hayır işlerine koşuşurlar işte bunlar salihlerdendir

(114) They believe in Allah and the Last Day they enjoin what is right, and forbid what is wrong and they hasten (in emulation) in (all) good works: they are in the ranks of the righteous

1. yu’minûne bi allâhi : Allah’a îmân ederler
2. ve el yevmi el âhiri : ve âhir güne, son güne, sonraki güne
3. ve ye’murûne : ve emrederler
4. bi el ma’rûfi : irfan ile, iyilik ile
5. ve yenhevne : ve nehy ederler, men ederler
6. an el munkeri : münkerden, kötülükten
7. ve yusâriûne : ve koşarlar
8. fî el hayrâti : hayırlarda, hayırlara
9. ve ulâike : ve işte onlar
10. min es sâlihîne : sâlihlerden

يُؤْمِنُونَiman ederlerبِاللَّهِ Allah’aوَالْيَوْمِ ve gününeالْآخِرِ ahiretوَيَأْمُرُونَ emrederبِالْمَعْرُوفِ iyliğiوَيَنْهَوْنَ sakındırırlarعَنْ الْمُن��كَرِ kötülüktenوَيُسَارِعُونَ ve koşarlarفِي الْخَيْرَاتِ hayırlardaوَأُوْلَئِكَ işte onlarمِنَ الصَّالِحِينَ salihlerdendir

Advertisements