112

    RevelationCuzPageSurah
    89 463Ali İmran(3)

١١٢

ضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ اَيْنَ مَا ثُقِفُوا اِلَّا بِحَبْلٍ مِنَ اللّهِ وَحَبْلٍ مِنَ النَّاسِ وَبَاؤُ بِغَضَبٍ مِنَ اللّهِ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُالْمَسْكَنَةُ ذلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِايَاتِ اللّهِ وَيَقْتُلُونَ الْاَنْبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ ذلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ

(112) duribet aleyhimüz zilletü eyne ma sükifu illa bi hablim minellahi ve hablim minen nasi ve bau bi ğadabim minellahi ve duribet aleyhimül meskeneh zalike bi ennehüm kanu yekfürune bi ayatillahi ve yaktülunel enbiyae bi ğayri hakk zalike bi ma asav ve kanu ya’tedun

üzerlerine zillet vurulmuştur nerede bulunsalar, ancak Allah’ın ipine sarılanlar insanların ipine sarılanlar (hariç) Allah’ın gazabına uğramışlardır onların üzerine miskinlik vurulmuştur bunun sebebi çünkü onlar inkar ediyorlardı Allah’ın ayetlerini, öldürüyorlardı haksız yere peygamberleri bunun sebebi isyan edip haddi aşmış olmaları idi

(112) Shame is pitched over them (like a tent) wherever they are found, except when under a convenient (of protection) from Allah and from men they draw on themselves wrath from Allah, and pitched over them is (the tent of) destitution. This because they rejected the Signs of Allah, and slew the prophets in defiance of right This because they rebelled and transgressed beyond bounds.

1. duribet : vuruldu
2. aleyhim : onların üzerine
3. ez zilletu : zillet
4. eyne mâ : nerede olursa
5. sukıfû : bulunurlar
6. illâ : …’den başka, hariç
7. bi hablin min allâhi : Allah’tan bir ip
8. ve hablin : ve bir ip
9. min en nâsi : insanlardan
10. ve bâû : ve uğradılar
11. bi gadabin : gazaba
12. min allâhi : Allah’tan
13. ve duribet : ve vuruldu
14. aleyhim : onların üzerine
15. el meskenetu : miskinlik
16. zâlike : bu
17. bi enne-hum : onların … olmaları
18. kânû : oldular
19. yekfurûne : inkâr ediyorlar
20. bi âyâti allâhi : Allah’ın âyetlerini
21. ve yaktulûne : ve öldürüyorlar
22. el enbiyâe : peygamberler
23. bi gayri hakkın : haksız yere
24. zâlike bimâ : işte bu … sebebiyle
25. asav : isyan ettiler
26. ve kânû : ve oldular
27. ya’tedûne : aşırı gidiyorlar, haddi aşıyorlar

ضُرِبَتْ vurulmuşturعَلَيْهِمْonlaraالذِّلَّةُ zilletأَيْنَ her neredeمَا ثُقِفُوا bulunsalar daإِلَّا müstesna.بِحَبْلٍ ipineمِنْ اللَّهِ Allah’ınوَحَبْلٍ veya ipine (bağlanmaları)مِنْ النَّاسِinsanlarınوَبَاءُوا ayrıca uğradılarبِغَضَبٍ bir gazabaمِنْ اللَّهِ Allah’tanوَضُرِبَتْ vurulduعَلَيْهِمْ üzerlerine deالْمَسْكَنَةُ yoksullukذَلِكَ işte buبِأَنَّهُمْ كَانُواonların nedeniyledirيَكْفُرُونَ inkar etmeleriبِآيَاتِ ayetleriniاللَّهِ Allah’ınوَيَقْتُلُونَ öldürmeleriالْأَنبِيَاءَ nebileriniبِغَيْرِ حَقٍّ ve haksız yereذَلِكَ işte buبِمَا عَصَوْا isyan etmelerinden dolayıوَكَانُوا ve idiيَعْتَدُونَ haddi aşmalarından

Advertisements