107

١٠٧

وَاَمَّا الَّذينَ ابْيَضَّتْ وُجُوهُهُمْ فَفى رَحْمَةِ اللّهِ هُمْ فيهَا خَالِدُونَ

(107) ve emmellezinebyaddat vücuhühüm fe fi rahmetillah hüm fiha halidun

yüzleri ağaranlara gelince Allah’ın rahmetinde olacaklar onlar orada ebedi kalacaklar

(107) But those whose faces will be (lit with) white, they will be in (the light of) Allah’s mercy: therein to dwell (forever).

1. ve emmâ : ve amma, amma …ise
2. ellezîne : onlar, olanlar
3. ebyaddat : beyazladı, ağardı
4. vucûhu-hum : onların yüzleri
5. fe : o zaman, öyle ise, artık
6. : içinde
7. rahmeti allâhi : Allah’ın rahmeti
8. hum fî-hâ : onlar, onun içinde
9. hâlidûne : ebedî kalacak olanlar

وَأَمَّا الَّذِينَ ابْيَضَّتْ ağaranlar iseوُجُوهُهُمْ yüzleriفَفِيiçindedirlerرَحْمَةِ rahmetiاللَّهِ Allah’ınهُمْ onlarفِيهَا oradaخَالِدُونَ sürekli kalıcıdırlar

Advertisements