30

٣٠

يَا نِسَاءَ النَّبِىِّ مَنْ يَاْتِ مِنْكُنَّ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ يُضَاعَفْ لَهَا الْعَذَابُ ضِعْفَيْنِ وَكَانَ ذلِكَ عَلَى اللّهِ يَسيرًا

(30) ya nisaen nebiyyi mey ye’ti minkünne bi fahişetim mübeyyinetiy yudaaf lehel azabü dı’feyn ve kane zalike alellahi yesira
Ey nebilerin hanımları sizden kim ederse açıkça bir edepsizlik onun azabı iki kat attırılır bu Allah’a göre kolaydır

(30) O Consorts of the Prophet! if any of you were guilty of evident unseemly conduct, the Punishment would be doubled to her, and that is easy for Allah.

1. : ey
2. nisâe : kadınlar
3. en nebiyyi : nebî, peygamber
4. men : kim
5. ye’ti : gelir
6. min kunne : sizden, sizin içinizden
7. bi fâhışetin : fuhuş ile, kötülük ile
8. mubeyyinetin : açık, açıkça
9. yudâaf : artırılır
10. lehâ : ona
11. el azâbu : azap
12. dı’feyni : iki misli
13. ve kâne : ve oldu
14. zâlike : işte bu
15. alâllâhi (alâ allâhi) : Allah’a
16. yesîren : kolay


AÇIKLAMA

“Ey Peygamber! Hanımlarına şöyle de: Eğer siz dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, gelin, boşanma bedellerinizi verip hepinizi güzellikle salıvereyim.”

Allah Tealâ, Rasulü’ne hanımlarından dünya mülkü ile ahiret nimet­leri arasında tercihte bulunmalarını istemesini emretti.

Ayetin manası şudur: Ey Rasulüm! Hanımlarına de ki: Kendi nefis­leriniz için şu iki durumdan birini tercih edin:

Şayet sizin en büyük dileğiniz dünya hayatının lezzetlerine, ziynetine, malına ve nimetlerine dalmak ise ayrılığı tercih edin. O takdirde size layık olduğunuz boşanma bedellerini vereyim. Bu boşanma bedeli, boşanan hanımın hatırını hoş tutmak için hediye edilen maldır. O zaman hiçbir zarar ve bid’at bulunmayan boşama ile boşayayım.

– Yahut benim nezdimdeki darlık durumuna sabredin. Gelecek ayette zikredilen husus budur.

Boşanma bedeli: Kocanın zenginlik fakirlik durumuna göre boşadığı hanımına vereceği elbise, hediye veya maldır. Nitekim Cenab-ı Hak bir ayette şöyle buyuruyor: “Onlara boşanma bedellerini verin. Zengin, duru­muna göre vermelidir. Eli darda olan da durumuna göre vermelidir. Bu örfe uygun bir ikramdır. İyilikseverlerin üzerine borçtur.” (Bakara, 2/236).

Hiçbir zararın ve bid’atin bulunmadığı boşanmaya gelince, bu çeşit boşama, iddetin başlamasıyla birlikte hayız halinde olmayıp temizlik halinde verilen boşamadır. Bunun delili: “Kadınları boşadığınız zaman iddetini gözeterek boşayın.” (Talak, 65/1).

“Eğer siz Allah’ı peygamberini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, iyi bilin ki Allah içinizden iyilikte bulunanlar için büyük bir mükâfat hazırlamıştır.”

Yani siz şayet Allah’ın rızasını, Rasulü’nü ve ahiret sevabını -yani cen­neti- arzu ederseniz; şüphesiz ki Allah içinizden iyiliksever olan hanımlar için, yanında dünya zinetini küçümseyeceğiniz kadar büyük bir sevap hazırlamıştır. Bu ifade Allah’ı, Rasulü’nü ve ahiret yurdunu isteyen kim­senin salih ve iyiliksever olduğuna delildir. “Allah’ı, peygamberini ve ahiret yurdunu istiyorsanız.” ifadesinde iman manası vardır.

Rasulullah (s.a.) hanımlarını dünya ve ahiret arasında muhayyer bırakınca, hepsi ahireti tercih ettiler. Rasulullah (s.a.) bundan memnun ol­dular. Allah da güzel tercihlerinden dolayı onları takdir etti, onlara değer verdi ve şöyle buyurdu: “Bundan sonra artık başka kadınlarla evlenmen, elinin altında bulunan cariyeler hariç güzellikleri hoşuna gitse bile, bun­ların yerine başka hanımlar alman, sana helâl değildir.” (Ahzab, 33/52); “Sizin Allah’ın Rasulü’nü üzmeniz ve kendisinden sonra onun hanımlarını nikahlamanız, asla caiz olmaz.” (Ahzab, 33/53).

Peygamberimiz (s.a.)’in hanımları onikidir. Bunlar müminlerin an­neleridir. Peygamberimiz (s.a.) Hz. Âişe’den başka bakire bir kızla evlen­medi. Onun diğer hanımlarıyla evliliği kalpleri İslâm’a ısındırmak, İslâm davetini yaymak, devleti kurmak ve birliği temin etmek için yapılmıştı.

Hz. Peygamber (s.a.)’in hanımları şunlardı:

1- Hadice bt. Huveylid: Efendimiz’in ilk hanımıdır. Peygamberimiz (s.a.) onunla Mekke’de evlendi. Hz. Hadice Peygamberimiz (s.a.) ile birlik­te; peygamberlik öncesi 15 yıl, peygamberlik sonrası yedi yıl yaşadı. Pey­gamberimiz 54 yaşında iken Hz. Hadice vefat edinceye kadar başkasıyla evlenmedi. Hz. Hadice kadınlardan ilk iman eden kişidir. Peygamberimiz (s.a.)’in İbrahim dışındaki bütün çocukları Hz. Hadice’dendir.

2- Sevde bt. Zem’a bt. Abdişems el-Âmiriyye: Peygamberimiz (s.a.) Sev­de ile Mekke’de zifafa girdi. Sevde, Medine’de vefat etti.

3- Âişe bt. Ebu Bekir es-Sıddîk: Sıddîk kızı Sıddîka olup Peygamberimiz (s.a.)’den çok hadis rivayet eden âlime ve fakîhe bir hanım idi. Peygam­berimiz (s.a.) kendisiyle Medine’de henüz dokuz yaşında iken evlendi. Hz. Âişe Efendimizle birlikte dokuz yıl kaldı. Hz. Âişe (r.a.) onsekiz yaşında iken Rasulullah (s.a.) vefat etti. Rasulullah (s.a.) ondan başka bakire ile evlenmedi.

4- Hafsa bt. Ömer b. Hattab el-Kuraşiyye el-Adeviyye: Peygamberimiz (s.a.) kendisiyle evlendi, daha sonra onu boşadı. Bunun üzerine Cebrail: “Allah sana Hafsa’ya dönmeni emrediyor. Zira o çok oruç tutan ve çok namaz kılan bir hanımdır.” dedi. Efendimiz de tekrar ona döndü.

5- Ümmü Seleme: Sahih olan görüşe göre Rasulullah (s.a.) onu oğlu Seleme’den isteyerek nikahladı. İsmi Hind bt. Ebî Ümeyye el-Mahzumiyye’dir.

6- Ümmü Habibe Remle bt. Ebî Süfyan: Rasulullah (s.a.) onunla, kocası vefat edince, hicretin yedinci yılında evlendi. Hicretin sekizinci yılında onunla zifafa girdi. Onunla evliliğinde Peygamberimiz (s.a.)’in vek­ili Anır b. Ümeyye ed-Damrî idi. Necaşi, Rasulullah (s.a.) namına Ümmü Habibe’ye 400 dinar irihir verdi.

7- Zeyneb bt. Cahş: Rasulullah (s.a.) evlâd edinmeyi ve etkilerini or­tadan kaldırmak için, kocası Zeyd b. Harise’den boşandıktan sonra Allah’ın emriyle onunla evlendi. İsmi Berre idi, Rasulullah (s.a.) ona Zeyneb ismini verdi.

8- Zeyneb bt. Huzeyme b. Haris: Peygamberimiz (s.a.) onunla evlendik­ten sekiz ay sonra, Zeyneb vefat etti. Zeyneb cahiliye devrinde yoksullara yemek yedirdiği için “Ümmü’l-Mesakîn” (Yoksulların Annesi) diye adlan­dırılırdı.

9- Safiyye bt. Huyeyy b. Ahtab el-Harûniyye: Peygamberimiz (s.a.) azad ettikten sonra onunla evlendi. Safiyye, Hayber esirlerindendi. Rasulullah (s.a.) onu yedi baş karşılığında Dıhyetü’l-Kelbî’den satın almıştı.

10- Rayhane bt. Zeyd: Rasulullah (s.a.) onunla hicretin 6. yılında ev­lendi. Rayhane veda haccı ardından vefat etti. Kocası savaşta öldürülmüş, Peygamberimiz (s.a.) ona ve evlâdına ikramda bulunmak için onunla ev­lenmişti.

11- Cüveyriye bt. Haris b. Ebî Dırar el-Mustalikıyye el-Huzaıyye: Mustalıkoğulları esirlerindendir. Peygamberimiz (s.a.) onunla hicretin altıncı yılı Şaban ayında evlendi. İsmi Berre idi, Peygamberimiz (s.a.) kendisine Cüveyriye adını verdi.

12- Meymune bt. Haris el-Hüâliyye: Peygamberimiz (s.a.)’in en son ev­lendiği hanımıdır.

Bunlar Peygamberimiz (s.a.)’in kendileriyle zifafa girdiği meşhur hanımlarıdır.

Peygamberimiz (s.a.)’in evlenip de kendileriyle zifafa girmediği hanımları da vardır.

– İsmi Fatıma ya da Amre olan Kilâbiyye diye bilinen hanım. Peygam­berimiz (s.a.)’den istiâze eden hanım budur.

– Esma bt. Nu’man b. Cevn

– Kuteyle bt. Kays (Eş’As b. Kays’ın kızkardeşidir.)

Bunların sayıları on tanedir, Peygamberimiz (s.a.)’in iki cariyesi vardı: Bunlar Mariye el-Kıbtıyye ve Reyhane’dir. Peygamberimiz (s.a.)’in nişan­layıp da henüz nikahlamadığı ve kendi nefsini Peygamberimiz (s.a.)’e hibe eden kadınlar dokuz tanedir. Bunlardan biri Ümmü Hani bt. Ebî Talib’tir.

Cenab-ı Hak Hz. Peygamber (s.a.)’in hanımlarını muhayyer kılıp da onlar da Allah’ı, Rasulü’nü ve ahiret yurdunu tercih ettiklerinde Allah on­lara öğütte bulundu ve onları masiyete karşı kat kat azapla tehdit ederek şöyle buyurdu:

“Ey Peygamber’in hanımları! Sizden kim apaçık bir hayasızlıkta bulunursa, azabı iki kat artırılır. Bu Allah’a çok kolaydır.”

Ey Peygamber’in hanımları! Ey müminlerin anneleri! İçinizden kim geçimsizlik, kocaya isyan ve kötü ahlak gibi çirkinliği açık büyük bir masiyet işlerse mertebelerinizin şerefli, derecelerinizin faziletli oluşu ve diğer kadınların önüne geçmeniz sebebiyle ceza iki kat olmaktadır. Zira siz Peygamberin aile halkısınız.

Azabın onlara kat kat verilmesi bir kimsenin hatırı için diğer kimseye farklı muamele yapmayan Allah’a çok basit ve çok kolaydır.

Ebu Hayyam diyor ki: Rasulullah (s.a.)’in ismeti sebebiyle, “fahişe: hayasızlık” denilince zina anlaşılmaz. Ayrıca Allah Tealâ hayasızlığı açıkça vasfıyla nitelendirmiştir. Zina ise gizli ve örtülü hayasızlıktır. Buradaki hayasızlık kocaya isyan ve kötü geçim manasına alınmalıdır. Bu hanım­ların yeri emir ve nehiy şeklindeki vahyin indiği yer olunca bu sebeple ve Rasulullah (s.a.)’ın nikâhı altında olmaları sebebiyle başkaları için gerekli olan şeylerden daha fazlası bu hanımlar için gerekli olmaktadır. Dolayısıy­la onlara verilecek ecir ve azab kat kat olmaktadır.