23

٢٣

قَالَ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّهِ وَاُبَلِّغُكُمْ مَا اُرْسِلْتُ بِه وَلكِنّى اَريكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ

(23) kale innemel ilmü indellahi ve übelliğuküm ma ürsiltü bihi ve lakinni eraküm kavmen techelun
Dedi ki (onun) ilmi ancak Allah’ın katındadır (ben) size gönderdiğim şeyi tebliğ ediyorum lâkin ben sizi cahillik eden bir kavim görüyorum

(23) He said: The Knowledge (of when it will come) is only with Allah: I proclaim to you the mission on which I have been sent: but I see that ye are a people in ignorance!

1. kâle : dedi
2. inneme : ancak, sadece, yalnız
3. el ilmu : ilim
4. indallâhi : Allah’ın katındadır
5. ve ubelligu-kum : ve size tebliğ ediyorum
6. : şeyi
7. ursiltu : gönderildiğin
8. bi-hî : onunla
9. ve lâkin-nî : ve fakat, ama, lâkin ben
10. erâ-kum : sizi görüyor
11. kavmen : bir kavim
12. techelûne : cahil

قَالَ dedi kiإِنَّمَا ancakالْعِلْمُilimعِنْدَ katındadırاللَّهِ Allahوَأُبَلِّغُكُمْ ben size tebliğ ediyorumمَا أُرْسِلْتُ بِهِ gönderildiğim şeyiوَلَكِنِّي أَرَاكُمْ ancak sizi görüyorumقَوْمًا bir kavim olarakتَجْهَلُونَ cahillik eden