1

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

١

وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا

(1) vel adiyati dabha
Soyularak koşturanlara yemin olsun

(1) By the (Steeds) that run, with panting (breath),

1. ve : andolsun
2. el âdiyâti : koşanlar
3. dabhan : nefes nefese

وَالْعَادِيَاتِ andolsun koşanlara ضَبْحًا harıl harıl


SEBEB-İ NÜZUL
Sûre-i celîle İbn Mes’ûd, Atâ, İkrime, el-Hasen ve Câbir kavlinde mekkîdir. Enes, kendisinden gelen rivayetlerin birinde İbn Abbâs, Katâde ve Mukatil de medenî olduğunu söylemişlerdir. Asr Sûresin­den sonra inmiştir.

Bezzâr. İbn Ebî Hatim ve Hâkim’in İbn Abbâs’tan rivayetlerinde o şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber (sa) bir keresinde bir seriyye (atlılar) göndermiş ve göndermesinin üzerinden bir ay geçmesine rağmen onlardan bir haber gelme­mişti. İşte onlar hakkında olmak üzere bu Sûre nazil oldu.

Mukatil’den gelen bir haber konuyu biraz daha açar: Allah’ın Rasûlü (sa), Kinâne’den iki kabile üzerine el-Münzir ibn Amr el-Ansârî komutasında bir seriyye göndermişti. Uzun bir zaman geçip de onlardan bir haber gelmeyince yahudiler ve münafıklar Rasûlullah (sa)’ın ashabından birisini gördüklerinde ona işaretle aralarında fısıldaşmaya başladılar. O mü’min de zannederdi ki seriyyeye katılan yakınlarının başına bir şey geldi; babası veya kardeşi veya amcası öldürüldü ve buna üzülürdü. İşte sûre bunun üzerine nazil oldu

Advertisements