8

٨

وَالْوَزْنُ يَوْمَءِذٍ الْحَقُّ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَازينُهُ فَاُولءِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

(8) vel veznü yevmeizinil hakk fe men sekulet mevazinühu fe ülaike hümül müflihun
ve (hükümlerin) tartılması o gün haktır kimin tartısı ağır gelirse işte onlar kurtulmuşlardır

(8) The balance that day will be true (to a nicety): those whose scale (of good) Will be heavy, will prosper:

1. ve el veznu : ve tartı
2. yevme izin : izin günü
3. el hakku : haktır
4. fe : artık
5. men : kim
6. sekulet : ağır geldi
7. mevâzînu hu : onun tartısı
8. fe ulâike : işte onlar
9. hum el muflihûne : onlar felâha erenlerdir

وَالْوَزْنُ tartıيَوْمَئِذٍ o günالْحَقُّ haktırفَمَنْ ثَقُلَتْ ağır gelenler var yaمَوَازِينُهُtartılarıفَأُوْلَئِكَ işte onlarهُمْ الْمُفْلِحُونَ kurtuluşa erenlerdir

Advertisements