57

٥٧

وَهُوَ الَّذى يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَىْ رَحْمَتِه حَتّى اِذَا اَقَلَّتْ سَحَابًا ثِقَالًا سُقْنَاهُ لِبَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَنْزَلْنَا بِهِ الْمَاءَ فَاَخْرَجْنَا بِه مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ كَذلِكَ نُخْرِجُ الْمَوْتى لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

(57) ve hüvellezi yürsilür riyaha büşram beyne yedey rahmetih hatta iza ekallet sehaben sikalen suknahü li beledim meyyitin fe enzelna bihil mae fe ahracna bihi min küllis semerat kezalike nuhricül mevta lealleküm tezekkerun
gönderen o’dur rüzgarları müjdeleyici olarak rahmetinin önünde hatta o zaman yüklü bulutları kaldırıp onu sevk ederiz ölü beldelere böylece indiririz (yere) onunla su onunla çıkarırız her türlü mahsuller işte ölüleri de böyle çıkarırız umulur ki siz düşünürsünüz

(57) It is who sender the winds like heralds of glad tidings, going before his mercy: when they have carried the heavy laden clouds, we drive them to a land that is dead, make rain to descend thereon, and produce every kind of harvest therewith: thus shall we raise up the dead: perchance ye may remember.

1. ve huvellezî : ve, ….. olan kişi odur
2. yursilu : gönderir
3. er riyâha : rüzgârları
4. buşren : müjdeleyici olarak
5. beyne : arasında
6. yedey : iki eli
7. rahmetihi : rahmetini
8. hattâ : öyle ki, nihayet
9. izâ : …dığı zaman
10. ekallet : yüklendi
11. sehâben : bulutlar
12. sikâlen : ağır (ağırlık)
13. suknâ-hu : onu sevkederiz
14. li beledin : bir beldeye
15. meyyitin : ölü
16. fe enzel-nâ : böylece indiririz
17. bi-hi el mâe : onunla su
18. fe ahrec-nâ : çıkartırız
19. bihî : onunla
20. min kulli es semerâti : bütün ürünlerden
21. kezâlike : işte bunun gibi
22. nuhricu el mevtâ : ölüleri çıkartırız
23. leallekum : umulur ki, böylece siz
24. tezekkerûne : tezekkür edersiniz

)

وَهُوَ الَّذِي O’durيُرْسِلُ gönderenالرِّيَاحَ rüzgarlarıبُشْرًا müjde olarakبَيْنَ يَدَيْ üzerindeرَحْمَتِهِ rahmetininحَتَّى إِذَا أَقَلَّتْ bunlar kaldırdığındaسَحَابًا bulutlarıثِقَالًا ağır yüklüسُقْنَاهُ onları sürüklerizلِبَلَدٍ bir yereمَيِّتٍ ölmüşفَأَنزَلْنَا ve oraya indiririzبِهِ bununlaالْمَاءَsuفَأَخْرَجْنَا böylece çıkartırızبِهِ مِنْ كُلِّ her türlüالثَّمَرَاتِ ürünüكَذَلِكَ işte böyleنُخْرِجُ biz çıkarırızالْمَوْتَى ölüleri deلَعَلَّكُمْ umulur kiتَذَكَّرُونَ ibret alırsınız

Advertisements