50

٥٠

وَنَادى اَصْحَابُ النَّارِ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ اَفيضُوا عَلَيْنَا مِنَ الْمَاءِ اَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّهُ قَالُوا اِنَّ اللّهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى الْكَافِرينَ

(50) ve nada ashabün nari ashabel cenneti en efidu aleyna minel mai ev mimma razekakümüllah kalu innellahe harramehüma alel kafirin
ateş ehli nida eder, cennet ehline akıtın bizim üzerimize su veya Allah’ın size verdiği rızıktan derler şüphesiz Allah bunları kafirlere haram kıldı

(50) The Companions of the Fire will call to the Companions of the Garden: “Pour down to us water or anything that Allah doth provide for your sustenance.” They will say: “Both these things hath Allah forbidden to those who rejected Him-

1. ve nâdâ : ve seslendiler
2. ashâbu en nâri : ateş halkı, ehli
3. ashâbe el cenneti : cennet halkı, ehli
4. en efîdû : aktarmak
5. aleynâ : bize
6. min el mâi : sudan
7. ev : yahut, veya
8. mim mâ : o şeyden
9. rezeka-kum allâhu : Allah’ın sizi rızıklandırdığı
10. kâlû : dediler
11. inne allâhe : muhakkak Allah
12. harreme-humâ : o ikisini haram kıldı (yasakladı)
13. alâ el kâfirîne : kâfirlere

وَنَادَى nida ederlerأَصْحَابُ النَّارِ cehennemliklerأَصْحَابَ الْجَنَّةِcennetliklereأَنْ أَفِيضُوا aktarınعَلَيْنَا bizeمِنْ الْمَاءِ biraz suأَوْ ya daمِمَّا رَزَقَكُمْ size verdiği rızıktanاللَّهُ Allah’ınقَالُوا onlar da derlerإِنَّ şüphesizاللَّهَAllahحَرَّمَهُمَا bunları haram kılmıştırعَلَى الْكَافِرِينَ kâfirlere

Advertisements