48

٤٨

وَنَادى اَصْحَابُ الْاَعْرَافِ رِجَالًا يَعْرِفُونَهُمْ بِسيميهُمْ قَالُوا مَا اَغْنى عَنْكُمْ جَمْعُكُمْ وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ

(48) ve nada ashabül a’rafi ricaley ya’rifunehüm bisimahüm kalu ma ağna anküm cem’uküm ve ma küntüm testekbirun
nida eder araf ehlinden ricaller simalarından tanıdıkları kimselere derler ki size fayda sağlamaz topladıklarınız büyüklük tasladığınız şeyler

(48) The men on the Heights will call to certain men whom they will know from their marks, saying: “Of what profit to you wear your hoards and your arrogant ways?

1. ve nâdâ : ve seslendi(ler)
2. ashâbu el a’râfi : A’raf halkı, ehli
3. ricâlen : bir erkek, bir adam
4. ya’rifûne-hum : onları tanırlar
5. bi sîmâ-hum : simaları ile yüzlerinden
6. kâlû : dediler
7. : olmadı (olumsuz anlam verir)
8. agnâ : fayda, zenginlik
9. an-kum : sizden
10. cem’u-kum : topladıklarınız
11. ve mâ : ve şey
12. kuntum testekbirûne : kibirlenmiş oldunuz

وَنَادَى seslenirlerأَصْحَابُ halkıالْأَعْرَافِ A’rafرِجَالًا adamlaraيَعْرِفُونَهُمْ tanıdıklarıبِسِيمَاهُمْ simalarındanقَالُواdediler kiمَا أَغْنَى bir faydası olmadıعَنْكُمْ sizeجَمْعُكُمْ topladıklarınızınوَمَا كُنتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ ve kibirlenmenizin

Advertisements