21

٢١

وَقَاسَمَهُمَا اِنّى لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِحينَ

(21) ve kasemehüma inni leküma le minen nasihiyn
ve ikisine de yemin etti şüphesiz ben ikinize de nasihat edicilerdenim

(21) And he swore to them both that he was their sincere adviser.

1. ve : ve
2. kâseme-humâ : ikisine yemin etti
3. innî : muhakkak ki ben
4. leku-mâ : gerçekten sizin ikinize
5. le min en nâsıhîne : mutlaka nasihat (öğüt) edenlerdenim

وَقَاسَمَهُمَا ayrıca ikisine de yemin ettiإِنِّي muhakkak ki benلَكُمَا لَمِنْ النَّاصِحِينَ size öğüt verenlerdenim diye

Advertisements