19

١٩

وَيَاادَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِءْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمينَ

(19) ve ya ademüs kün ente ve zevcükel cennete fe küla min haysü şi’tüma ve la takraba hazihiş şecerate fe tekuna minez zalimin
Ey Adem yerleşin sen ve zevcen cennete yiyin her ikinizde dilediğiniz yerden yaklaşmayın şu ağaca ikinizde olursunuz zalimlerden

(19) O Adam! dwell thou And thy wife in the Garden, and enjoy (its good things) as ye wish: but approach not this tree or ye run into harm and transgression.

1. yâ âdemu : ey Âdem
2. uskun : yerleşin, ikamet edin
3. ente : sen
4. zevcu-ke : senin zevcen
5. el cennete : cennet
6. fe : böylece, o zaman
7. kulâ : yeyin (ikiniz)
8. min haysu : yerden, yerde, nereden
9. şi’tumâ : dilediğiniz (siz ikiniz)
10. lâ takrebâ : yaklaşmayın (ikiniz)
11. hâzihi : bu
12. eş şecerete : ağaç
13. fe tekûnâ : o zaman olursunuz (siz ikiniz)
14. min ez zâlimîne : zalimlerden

وَيَاآدَمُ ey Ademاسْكُنْ yerleşinأَنْتَ senوَزَوْجُكَ ve eşinالْجَنَّةَ cenneteفَكُلَا ikiniz de yiyinمِنْ حَيْثُ yerdenشِئْتُمَا dilediğinizوَلَا تَقْرَبَا ama yaklaşmayınهَذِهِ buالشَّجَرَةَ ağacaفَتَكُونَا o taktirde olursunuzمِنْ الظَّالِمِينَ zalimlerden

Advertisements