152

١٥٢

اِنَّ الَّذينَ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ سَيَنَالُهُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَذِلَّةٌ فِى الْحَيوةِ الدُّنْيَا وَكَذلِكَ نَجْزِى الْمُفْتَرينَ

(152) innellezinet tehazül icle seyenalühüm ğadabüm mir rabbihim ve zilletün fil hayatid dünya ve kezalike neczil müfterin

şüphesiz buzağıyı (ilah) edinen kimseleri onlara gelecektir Rabbinden gazap dünya hayatında da zillete böylece cezasını veririz iftira edenlerin

(152) Those who took the calf (for worship) will indeed be overwhelmed with wrath from their Lord, and with shame in this life: thus do we recompense those who invent (falsehoods).

1. inne : muhakkak
2. ellezîne ittehazû el ıcle : buzağı (ilâh) edinen kimseler
3. se-yenâlu-hum : onlar nail olacaklar, uğrayacaklar
4. gadabun : bir öfke, cezalandırma
5. min rabbi-him : Rab’lerinden
6. ve zilletun : ve bir zillet
7. fî el hayâti ed dunyâ : dünya hayatında
8. ve kezâlike : ve böylece, işte böyle
9. neczî el mufterîne : iftira edenleri cezalandırırız

إِنَّ doğrusuالَّذِينَ اتَّخَذُوا ilah-edinenlereالْعِجْلَ buzağıyıسَيَنَالُهُمْ erişecektirغَضَبٌ bir gazapمِنْ رَبِّهِمْ Rablerindenوَذِلَّةٌ alçaklıkفِي الْحَيَاةِ hayatında daالدُّنْيَا dünyaوَكَذَلِكَ işte böyleنَجْزِي biz cezalandırırızالْمُفْتَرِينَ iftira edenleri

Advertisements