132

١٣٢

وَقَالُوا مَهْمَا تَاْتِنَا بِه مِنْ ايَةٍ لِتَسْحَرَنَا بِهَا فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِنينَ

(132) ve kalu mehma te’tina bihi min ayetil li tesharana biha fe ma nahnü leke bi mü’minin

dediler sen bize her türlü mucizeyi getirsen onunla bizi büyülemek için biz sana asla inananlardan değiliz

(132) They said (to Moses): whatever be the Signs thou bringest, to work therewith thy sorcery on us, we shall never believe in thee.

1. ve kâlû : ve dediler
2. mehmâ : ne, her ne, ne olsa
3. te’ti-nâ : sen bize getirirsin
4. bihî : onu
5. min âyetin : âyetten, (âyetlerden bir âyet, bir mucize)
6. li teshare-nâ : bizi büyülemek (sihir yapmak) için
7. bi-hâ : onunla
8. fe : o zaman, olsa bile, gene de
9. mâ nahnu : biz değiliz
10. leke : sana
11. bi mu’minîne : îmân edenler

وَقَالُوا bir de dedilerمَهْمَا her neتَأْتِنَا getirirsenبِهِ مِنْ آيَةٍ mucizeلِتَسْحَرَنَا بِهَا sen bizi büyülemek içinفَمَا asla değilizنَحْنُ bizلَكَ sanaبِمُؤْمِنِينَ iman edecek