114

١١٤

قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ لَمِنَ الْمُقَرَّبينَ

(114) kale neam ve inneküm le minel mükarrabin

dedi “evet sizler muhakkak yakınlarımdan olacaksınız”

(114) He said: Yea, (and more), for ye shall in that case be (raised to posts) nearest (to my person).

1. kâle : dedi
2. ne’am : evet
3. ve inne-kum : ve muhakkak siz
4. le : elbette
5. min el mukarrebîne : en yakın olan kimselerden

قَالَ dediنَعَمْ evetوَإِنَّكُمْ ayrıca gerçekten de sizلَمِنْ الْمُقَرَّبِينَ yakınlaşanlardan olacaksınız

Advertisements